Ara sınavlardan sonraydı, olağan mayıs sıcağının ve inanılmaz sıkıcı bir gününde havanın ılıması ile zaplayan parmaklarım güzel yurdumun güzel kıyılarını gösteriyordu. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu 2.etabı imiş izlediğim. Açıkçası o zaman dek bisiklet yarışı izlememiştim, haberlerden duyduğum kadarı ile Lans Armstrong’un uzun bir süre domine ettiği bir spor olarak bilirdim. Öyleydi de aslında, sıkı bir Formula 1 fanına yapılabilecek en kötü yönetim ile FIA yarışlardan soğutmuştu beni yeni arayışlar içinde bir o tarafa bu bu tarafa gezinip duruyordum. NASCAR, Indycar, Le Mans gibi motor sporları ise doğrusunu söylemek gerekirse sarmadı. Belki o zamanlar bisiklet sporunda hiç bir şey görmemiştim. Belkide sadece doğayı izliyordum. TUR bittiğinde tekrardan döndüğüm okulumda twitter’ı karıştırırken bir ölüm haberi ile karşılaşmak derinden etkiledi beni. İtalya Bisiklet Turu 3.etabında bir iniş sırasında hayatını kaybetmişti Wouter Weyland. Eve gelip YouTube’dan kazanın nasıl olduğuna baktım. Hiç tanımadığım bir insanı yerde yatarken gördüğümde hiç bu kadar etkilenmemiştim. dünyadaki bisiklet ile alakalı bütün siteleri gezip okumaya başladım. Çok değil birkaç saat sonra 4.etabın nötralize olduğunu öğrenip acaba bu ne demek diye google’a yazmadığım soru kalmadı. Öğrendim sonunda bir nevi saygı duruşuymuş. Ülkemizin katıldığı Konfederasyon kupasında Foe’nin gözleri hala beynimde canlanırken Wouter Weyland’ın bedeni eklenmişti birde buna. İşte o günden sonra başladı bisiklet tutkum.4.etabı “saygı duruşunu” izledikten sonra…
Geçtiğimiz Çarşamba günü ise Wouter Weyland’ın ölümünün üzerinden bir sene geçti. Bu spora ilgi duymamda ki en büyük kişilerden biri olarak anmak istedim. Hiç unutulmayacak bir anısın WW108.
Twitter.com/alcakkofte

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder